Trabzon Spor Lig'de Başarılı Olur mu?

Trabzon Spor Lig'de Başarılı Olur mu ?
  • Evet
  • Belki
  • Sanmıyorum
  • Hayır

OY VER

Sizler bu güzel yurdun neresindensiniz?

Sizler bu güzel yurdun neresindensiniz?

 

 Bana bu yurdun neresindensiniz diye sorulacak olsa, hiç düşünmeden cevaplarım ve derim ki; Ben bu vatanın yedi bölgesinden biri olan Karadeniz Bölgesinin Trabzon vilayetindenim. Bu soruyu 7.2 şiddetindeki depremle sarsılan ve bir çok vatandaşımızın hayatını kaybettiği veya yaralandığı Doğu Anadolu Bölgesindeki Van’ ilimizin misafirperver hangi insanına sorsanız onlar da size gururla Vanlıyız derler.

Hatta Van ilinin güzel bir türküsü de var. Depremin en çok hasar verdiği Van İlimizin-Erciş ilçesinde dünyaya gelen Atakan Çelik’in yorumladığı, bu güzel yurda bağlılığı içeren türkünün bir bölümünü sizlerle paylaşalım, paylaşalım da kardeşkanı akıtanlar ders alsınlar biraz. ‘Vanlıyam hem şanlıyam, Kılıcı kanlıyam, Özüm sözüm hep birdir, Men bu yurda bağlıyam.’ Diyarbakırlı, Edirneli, Kahramanmaraşlı, nereli olursa hiç fark etmez asıl önemli olan bu bağlılık ve hasletin her insanımız için geçerli olduğudur. O zaman Türkiye’nin neresinden olmak yerine Türkiyeli olmak kederde ve sevinçte kalplerin aynı anda çarpmasıdır önemli olan.

Çanakkale savaşlarını yedisinden yetmişine bilmeyenimiz yoktur. Biz, orada zor şartlar altında bu ülkenin bekası uğruna savaşanların torunları veya torunlarının torunlarıyız. İşte onun için bu savaşlar bize her defasında gururla anlatılmış ve anlatılmaktadır.

Bir Atasözümüz var, bu yurdun hangi yöresindeki insanına sorduğunuzda bildiği ’Bir elin nesi var, iki elin sesi var.’ Bizler hangi kökenden olursa fark etmez, birlik olarak yedi düvelle başa çıktık. Ne Türk, ne Kürt ne de bu topraklarda yaşayan diğer kökenden insanlar tek başına savaşmadı bu ülke için.

Şöyle bir düşünelim! Birlik olduğumuzda, ülkemiz üzerinde arzuları bulunan bazı dış güçler bize diş geçirebilirler mi? Mesele de bu ya. Daha düne kadar cephede birlikte düşmana karşı savaştığımız aynı suyu ve ekmeği paylaştığımız Ataların torunları bizleri ayrıştırmak ve savaşmadan kazanmak, kolay ve en az maliyetle hedefe ulaşma yöntemidir. O nedenle bazı kardeşlerimizi seçmiş ve kullanıyor ve ne yazık ki kardeşi kardeşe vurduruyorlar.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri stratejik önemi olan bölgelerdir. Kuzey Irakta yaşayan Kürtlerle birleşerek yeni bir devlet olunması ile sanki daha huzurlu ve iyi şartlarda yaşama hevesi aşılanmaktadır. Bu boşa heves uğruna kandırılarak kullanılacak adam buluruz diye yola çıkmışlar. Başarmışlar mı derseniz, sadece kardeşi kardeşe vurdurmaktan başka bir sonuç çıkmaz bundan. O zaman bırakın kullanılmayı ve geliniz el ele verelim ülkemiz güçlensin kardeşkanı akmasın hiç uğruna.

 

Ayrımcılıktan söz edilerek bazı masum insanların kandırılması amaçlanıyor, ama bölgeye ayrımcılık değil, ancak yapılması gereken hizmetlerde ihmal olduğu düşünülebilir. Bu aziz yurt, içinde barındırdığı her insanına kucak açmış eğer layık olmuşsa onu en güzel mevkilere taşımıştır. Rahmetli Ferit Melen’i bilir misiniz? O güzel insan Türkiye Cumhuriyetinin 35. Hükümetinin (1972-1973) yılları arasındaki Başbakanı. Kürtlere ayrımı bahane ederek dış güçlerin emellerine hizmet edenler, bunu bildiğinizden eminim.

Bugün devletin en yüksek kademesinde çok sayıda Kürt kökenli Bakanımız var. Sorarım size bunların hükümette ne işi var diyenimiz oldu mu hiç! Olmadı, olamazda. Çünkü onlar bizim canımız bu aziz yurdun bekası için birlikte savaştığımız Atalarımızın torunlarıdırlar. O Atalar ki, onlar benim Atalarımla Çanakkale’de, Balkanlarda ve Kafkaslarda beraber savaştılar, bu ülke uğruna şehit ya da gazi oldular.

Peki, plan tuttu mu? Tutmaz hiçbir zaman. Neden mi? Kürt kardeşlerimizin çok azı bu işin içerisinde, ayrıca bu vatanın her yöresindeki insanları da bunun farkındadırlar. Şayet bu yurdun herhangi bir yerinden Vanlı depremzede kardeşim için bir mont gönderiliyor da cebindeki notta ’Kardeşim başka bir talebin olursa işte cep telefonum sana elimden gelen yardıma hazırım’ diyor da, Montu giyerek soğuktan korunan kardeşim ’İnşallah olmaz ya, olurda bir gün düşersen seni ayağa kaldıracak ilk ben olacağım’ diyorsa bölgeler farklı vilayetler farklı, kökenler farklı olsa ne fark eder.KALPLER BİR, YÜREKLER SEVGİ, SAYGI, HOŞGÖRÜ VE YARDIMLAŞMA İLE DOLU İSE. Bundan sonra kimin ne demesi önemli mi? Hacı Bektaşi Velinin dediği gibi BİRİZ, İRİYİZ VE DİRİYİZ bu böyle biline.

 

Bazı yazarlar, medya kuruluşları ve politikacıların ‘Boğaz dokuz boğumdur.’ sözünde belirtildiği üzere hangi kökenden olursak olalım, eleştirirken incitilmemelerine özen göstermeleri gerekir. Ağızdan çıkan her incitici söz sadece dış güçler ve onlara hizmet edenlerin işini kolaylaştırır, ama sakın yanlış anlaşılmasın asla onların emellerine ulaşmasını sağlamaz ve de sağlamayacaktır. Sesini herkese duyurabilme olanağına sahip olanlar birleştirici sözler sarf etmeli insanlara olumsuz etkilerini önceden hesap etmelidirler.

 Van’da meydana gelen depremle ilgili incitici yorum yapanlar bilmelidirler ki, Türkiye’mizin yüzde altmışa yakını 1. veya 2.deprem kuşağı içerisinde kalmaktadır. Dünyanın neresinde olunursa olunsun insanlar daima bir afetle karşı karşıyadır. Bu sel, yangın ya da deprem olabilir ne fark eder, insanları malından canından ettikten sonra.

Afetlerden ders alalım, binalarımızı dayanıklı yapalım, insanlarımızın canından ve malından olmaması için yanlış yapanları uyaralım hatta gerekli yaptırımların uygulanmasına yönelik eleştirilerimiz de olsun. Ama sakın ola, deprem cezalandırıyor şeklinde beyanlarda bulunmak, ayrımcılığa davet eder bundan kesinlikle kaçınmamız lazımdır.

Çok iyi bilinmesi gereken bir hususu daha belirtmek isterim. Abuk sabuk sözler eden bazıları Vanlıların bu aziz yurdun en misafirperver insanlarından olduklarını biliyorlar mı acaba? Ben bu şehre hiç gitmedim nasip olursa en kısa bir zamanda gitmeyi düşünüyorum. Bir Vana gitsinler de görsünler oradaki insanların sıcaklığını. Belki özür dileyecekler ve belki de ettikleri sözlerden dolayı üzüleceklerdir.

Değerli dostlar görmeden etmeden birinin demesi, öbürünün yazması ile insanlar hakkında hüküm vermek doğru bir davranış olmasa gerek. Ne yaptığınızın farkında mısınız? Ekmeğini suyunu kendisine yetmese dahi sizinle paylaşabilme hoşgörüsüne sahip bu insanları birkaç kişi yüzünden eleştirmek yanlış olduğu gibi haddimiz de değildir. Kucaklamasını bilirsek göreceğiz ki, eleştirdiklerimizde bir gün mutlaka bizleri kucaklayacaklardır. Yüce Allahın, Doğusundan, Batısına, Kuzeyinden, Güneyine bu aziz yurdun tüm insanını katlanılamayacak doğal afetlerden, vatanımız üzerinde kötü emelleri bulunanlardan  koruması ve birlik, beraberliğimizin atalarımızın bu vatanın bekası uğruna, canları bahasına yaptıkları dayanışmanın ayniyle devamının  dilek ve  duasıyla…..

 

                         bayramozkal@hotmail.com

Bu haberi

Arkadaşına Öner


Yorum Ekle

  • Kötü İyi
  • Gönder
Yorumlar Toplam (0) Yorum
İlk Yorumu Yazan Siz Olun